Ahlakın dört atlısı olarak ihanet, öfke, suçluluk ve bağışlama.

Jül Sezar’ın ölüm hikayesi trajik bir şekilde ünlüdür. Bir bakıma, sırtından bıçaklanması ve dolayısıyla öleceği gerçeği aslında bu hikayenin en kötüsü değil. Sezar’ın ölümü, insan deneyimindeki ilk ihanet eylemi örneği olarak ünlüdür. Standart hikaye, Sezar’ın (görünüşteki) en iyi arkadaşı Brutus tarafından bıçaklanarak öldürülmesidir. Bu devasa ihanet, aslında, insan açısından bakıldığında, belki de o gün yaşananların en kötüsüdür.

“…gerçekten suçlu olduğunu kabul etmek ve suçluluğu hissetmek gerçek affetmeyi kolaylaştırmanın anahtarı olabilir…”

İhanet Neden Bu Kadar Kırıcı?

Modern şartlarda, çoğumuz büyük ölçekli topluluklarda yaşıyoruz. Örneğin Manhattan’da yaşıyorsanız, aynı adada milyonlarca insanla çevrilisiniz. Bu günlerde kesinlikle arkadaşlarınız, eşiniz veya sosyal ilişkileriniz için rahatlıkla fikir edinebilirsiniz.

Ancak, Pozitif Evrimsel Psikoloji: Darwin’in Daha Zengin Bir Hayat Yaşama Rehberi’nde (Geher ve Wedberg, 2020) ele alındığı gibi, konu sosyal psikolojimiz olduğunda, aklımız, modern dünyada olduğundan çok farklı bir şekilde  atalardan kalma uyarlamalarla ve sosyal koşullar altında gelişen süreçlerle doludur. 

Sadece 10.000 yıl önce gerçekleşen Neolitik devrimden önce, tüm insanlar, akrabalarıyla ve yaşamları boyunca tekrar tekrar görecekleri başkalarıyla çevrili küçük kabilelerde yaşayan göçebelerdi. Zihnimiz yabancılarla bir arada yaşadığımız koşullar altında gelişmedi. Ve küçük ölçekli atalardan kalma gruplar, pratik nedenlerden ötürü yaklaşık 150 kişi ile sınırlıydı (bkz. Dunbar, 1993). 

İnsanların birbirleriyle güvene ve işbirliğine dayalı bağlar oluşturacak şekilde evrimleştikleri bu tür küçük ölçekli koşullar altında (bkz.Trivers, 1985), yakın olarak algılanan birinin güvenini kaybetmenin yıkıcı sonuçları olurdu. Bu tür koşullar altında, yakın bir arkadaş, akraba veya romantik bir partnerden tamamen kopmuş bir ilişki, kelimenin tam anlamıyla, hayatı tehdit eden sonuçlara yol açabilir ve insanın ahlaki psikolojisi bu tür sosyal koşullar altında gelişti.

Trivers’ın (1985) insanın ahlaki duygularının evrimi modeline dayanarak, ahlaki duyguların, ihanetin ve diğer sosyal ihlal biçimlerinin potansiyel olarak yıkıcı sonuçlara sahip olduğu bir dünyada, insanların başkalarıyla bağlantıda kalmalarına yardımcı olmak için geliştiğini biliyoruz.

İnsan Ahlaki Deneyiminin Dört Atlısı

California, Orange’daki son (2020) Heterodox Psikoloji Konferansında, korkusuz Amelia De Jesus liderliğindeki ekibimiz, burada açıklanan evrimsel akıl yürütmeye dayanan bir affetme modeli sundu. Bu modelde, affetmeyi, insanları bir tür ihanet veya sosyal ihlalin hemen ardından bağlantıda tutma kapasitesine sahip güçlü bir sosyal-duygusal süreç olarak görüyoruz. 

Gördüğümüz gibi, affetme yolu (bu modeldeki dört atlıdan dördüncüsüdür) kolay bir yol değildir. Atalarımızın koşulları altında, kendisine veya ailesine zarar verme kapasitesine sahip suçlar için başkalarını otomatik olarak affeden biri dezavantajlı olacaktı, çünkü başkalarının çıkarları için kolaylıkla sömürülebilirdi. Modelimizde, böyle otomatik bir affedicilikten “İlahi Bağışlama” olarak söz ediyoruz ve gerçekten sadece gerçek bir azizin böyle bir bağışlama yapabileceğini düşünüyoruz.

Potansiyel olarak gerçek bağışlamaya yol açan, bahsettiğimiz dört atlı aşağıdaki gibidir:

  • Potansiyel bir affetme ihtiyacı yaratacak süreci başlatan ihanet.
  • Kısmen dışa doğru ifade edilen, saldırganı çağırma ve mağdur için destek işlevi gören, kurbanın öfkesi.
  • Gerçek özür dileme davranışları gibi duygusal ve davranışsal yollarla failin gerçekten üzgün olduğunu ve gelecekte kendisine güvenilebileceğini gösteren, suçlunun suçu.
  • İhanetten etkilenen kopuk sosyal bağlantıları onarma kapasitesine sahip olan mağdur tarafından bağışlanma.

Suçluluk Duygusu Eksik Olduğunda

Hadi yüzleşelim, yakınlarından biri tarafından ihanete uğrayan herkes affetme yoluna gitmiyor. Örneğin bazıları bazı eylemleri affedilemez olarak görebilir. Ayrıca, dört atlı modeline göre, bir fail suçluluk hissetmeyebilir (veya göstermeyebilir). Belki de fail, kurbana karşı uzun süredir devam eden bir düşmanlık nedeniyle kurbana ihanet etmiştir. Böyle bir durumda, kin aslında suçluluktan daha baskın hale gelebilir. “Evet, bunu yaptım. Ve bunu hak ettin! ” İntikam suçluluktan daha fazlasını ortaya koyduğunda, affetme olasılığı çok düşüktür.

Benzer şekilde, bir suçlu suçluluk duygusundan daha fazla utanç duygusunu hissedebilir. Utanç ve suçluluğun birçok özelliği ortakken, suçlulukta daha çok yapılan kötü bir eyleme ve bu eylem sonrasında hissedilene odaklanılır. Utançta ise, daha çok kişinin başkaları tarafından olumsuz bir şekilde görülme endişesine odaklanılır. Utanç verici bir yanıt daha çok “Kendimi kötü hissediyorum çünkü yakalandım ve herkes ne yaptığımı biliyor ama ihlalden dolayı kendimi suçlu hissetmiyorum. ” 

Dört atlı modeline göre, utanç temelli bir tepkinin, suçluluk temelli bir tepkiye göre affedilme olasılığı çok daha düşüktür. 

Benzer şekilde, bir suçlu duyarsız olabilir. Başka bir deyişle, ihanet karşısında pek bir şey hissetmeyebilir. Yine, dört atlı modeli, kayıtsız bir tepkinin, suçluluk temelli bir tepkiye göre affedilme olasılığının çok daha düşük olduğunu öne sürüyor. 

Affetmenin İçindekiler

Dört atlı ahlaki duygu modeline dayanarak, bir kurbanın ihanetten sonra birini affetmesi için, ihanetin faili, bireyleri sosyal ortamlarda diğer insanlarla bağlantıda tutmak için gelişen bir duygu olan gerçek suçluluk duygusu hissetmeli ve tam olarak bunu göstermelidir. 

Bunların hepsi, hiçbir garanti olmadığını bize gösterdi. Bazı insanlar, gerçek suçluluk görülse ve telafisi olsa bile, gerçekten hala kin duyabilir ve ihaneti affetmekte zorlanabilir. Diğerlerinin hala belirli eylemleri affetmeyi nispeten zorlaştıran belirli bir gelişimsel geçmişi olabilir.

Bu nedenle, en önemlisi, modelimiz gerçek suçluluğun mutlaka affedilmeye yol açacağını söylemiyor. Aksine, bizim modelimiz suçun varlığının affetmenin mümkün olması için gerekli bir koşul olduğunu söylüyor.

Sonuç Olarak;

İnsan ahlaki deneyimi karmaşık, zor, acı verici ve hatta hain olabilir. Evrimsel bir perspektiften, bunun nedeni kısmen zihinlerimizin küçük ölçekli bağlamlarda ihanete son derece duyarlı olacak şekilde gelişmesidir.

Affetme, güçlü bir sosyal-duygusal süreçtir (bkz. Spikins, 2015) ve bir tür ihanetin kurbanı olduğu kadar, ihlal edenlere de fayda sağlama kapasitesine sahiptir.

Ancak Julius Caesar’ın ünlü bir şekilde zor yoldan öğrendiği gibi, ihanet kişinin yaşam deneyimine kalıcı olarak zarar verebilir. Bu, bir dizi duygusal ve sosyal sonuca yol açabilecek öfkeye yol açar. Böyle bir sonuç gerçek suçluluk olabilir. Belirli koşullar altında, sunduğumuz dört atlı modeline dayalı olarak, gerçekten suçlu olduğunu kabul etmek ve suçluluğu hissetmek (ve eşlik eden telafi eylemleri) gerçek affetmeyi kolaylaştırmanın anahtarı olabilir. 

Not: Bu gönderi, yakın zamanda Orange, CA’daki Heterodoks Psikoloji Konferansında sunulan bir grup projesine dayanmaktadır. Bu çalışmanın sunumunu kolaylaştırmaya yardımcı olduğu için Chapman Üniversitesi’nden konferans sunucusu Richard Redding’e özel teşekkürler. Ayrıca, bu projenin geliştirilmesi için gerekli ortamı sağlayan Evrimsel Psikolojide İleri Araştırma dersini destekleyen New Paltz’taki New York Eyalet Üniversitesi’ne teşekkür ederiz.

YAZAR

Glenn Geher

Glenn Geher

HAKKINDA

Ph.D. New Paltz’daki ‘State University of New York’ (SUNY) üniversitesinde psikoloji profesörüdür. Kampüsün Evrimsel Çalışmalar (EvoS) programının kurucu direktörüdür. Kendisine bu yazıyı bizimle paylaştığı için teşekkür ederim. Yazının orjinaline, why-betrayal-is-so-devastating  sitesinden, Glenn Geher hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için ise kendisinin sosyal medya hesaplarından ulaşabilirsiniz twitter.com/glenngeher & facebook.com/GlennGeherPsychologyTodayBlog

YAYINLANMA TARİHİ

  16 Şubat 2021